Tasavvuf tarihinde Muhammed bin Zinnûr (bazı kaynaklarda Ebû Bekir Muhammed bin Zinnûr), Bağdat okulunun en önemli temsilcilerinden biri olan ve "Seyyidü't-Taife" (Sufilerin Efendisi) lakabıyla anılan Cüneyd-i Bağdâdî Hazretleri’nin önde gelen halifelerinden ve dostlarından biridir. Hayatı hakkında bilinen temel detaylar şu şekildedir: Manevi Silsilesi ve Eğitimi Muhammed bin Zinnûr, tasavvuf yolunda bizzat Cüneyd-i Bağdâdî'nin terbiyesinde yetişmiştir. Cüneyd-i Bağdâdî vefat etmeden önce irşad icazeti (şeyhlik yetkisi) verdiği kısıtlı sayıdaki talebesinden biri olduğu kabul edilir. Kaynaklarda, Cüneyd-i Bağdâdî'den sonra onun yolunu devam ettiren Ebû Muhammed el-Cerîrî gibi isimlerle aynı halkada bulunduğu belirtilir. Tasavvufi Kişiliği Sahv Ekolü: Bağdat sufileri arasında hâkim olan "sahv" (manevi sarhoşluktan ziyade uyanıklık ve şeriat çizgisine bağlılık) anlayışını benimsemiştir. İstikamet: Yaşadığı dönemde, tasavvufun temel prensiplerinin Kur'an ve Sünnet'e uygun olması gerektiği konusundaki hassasiyetiyle tanınmıştır. Vera ve Takva: Muhammed bin Zinnûr, dünya malından yüz çevirmesi ve vaktinin büyük kısmını zikir ve ibadetle geçirmesiyle bilinir. Cüneyd-i Bağdâdî ile İlişkisi Cüneyd-i Bağdâdî’nin en sadık talebelerinden biri olarak, mürşidinin vefatından sonra onun bıraktığı manevi mirası korumaya çalışmıştır. Özellikle Cüneyd-i Bağdâdî’nin "tevhid" konusundaki derin görüşlerini şerh eden ve bu yolu bozulmadan geleceğe taşıyan zincirin halkalarından biridir.