Kimliği ve Kökeni Tarihte bu isimle anılan iki büyük zat öne çıkar. Sizin zikrettiğiniz silsile bağlamında en muhtemel isim Elmalılı Yusuf Sinan-ı Ümmi Hazretleridir. Doğumu: 1553-1560 yılları arasında Antalya’nın Elmalı ilçesinde doğmuştur. Ümmi Lakabı: Okuma yazma bilmediği için değil, gördüğü bir rüya üzerine veya ilminin doğrudan Allah katından (ledünni) gelmesi sebebiyle bu lakabı seçmiştir. Aslında kendisi hem zahiri hem batıni ilimlerde derin bir alimdir. 2. Manevi Silsilesi ve "Kuşak" Bağı Sizin "Sinanda Kuşak" olarak ifade ettiğiniz durum, tasavvuf silsilesindeki halkaları temsil eder. Yusuf Ümmi Sinan, Halvetiyye’nin Ahmediyye (Yiğitbaşı) kolunun önemli bir temsilcisidir. Şeyhi: Eroğlu Nuri Hazretleri'ne intisap etmiştir. Talebesi: En meşhur halifesi, Türk tasavvuf edebiyatının dev ismi Niyâzî-i Mısrî Hazretleri'dir. Niyâzî-i Mısrî, "Mısır'da bulamadığı manevi huzuru Elmalı'da Ümmi Sinan'ın dizinin dibinde bulduğunu" bizzat ifade etmiştir. 3. Tasavvufi Görüşleri Vahdet-i Vücud: Şiirlerinde ve öğretilerinde varlığın birliği (Allah'tan başka gerçek varlık olmadığı) anlayışını Yunus Emre tarzında sade bir Türkçe ile anlatmıştır. İrşat Metodu: "Gönül ehli" olmayı, nefsini terbiye etmeyi ve her nefeste Allah ile olmayı esas almıştır. 4. Eserleri Gönül dünyasını yansıtan iki büyük eseri günümüze ulaşmıştır: Divân-ı İlahiyat: İçinde yaklaşık 200 adet ilahi ve şiir bulunur. Birçok ilahisi günümüzde dergahlarda halen zikir esnasında okunmaktadır. Kutbü'l-Meânî: Tasavvufi sırları ve vaazları içeren mensur (düz yazı) bir eserdir. 5. Vefatı ve Türbesi Yusuf Ümmi Sinan Hazretleri, 1657 (H. 1067) yılında Elmalı'da vefat etmiştir. Türbesi bugün Antalya Elmalı’da ziyaretgâhtır ve ilçenin manevi muhafızı olarak kabul edilir.