Pir Ömer el-Halvetî Hazretleri, İslam tasavvuf tarihinin en köklü ve yaygın kollarından biri olan Halvetiyye tarikatının "Pîr-i Sânî"si (ikinci kurucusu) veya gerçek teşkilatlandırıcısı kabul edilen, 14. yüzyılın en büyük manevi otoritelerinden biridir. 1. Kökeni ve Doğumu Ömer el-Halvetî, Azerbaycan’ın Şirvan bölgesindeki Avah kasabasında doğmuştur. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte 14. yüzyılın ortalarında yaşadığı ve 1397 (H. 800) yılında vefat ettiği bilinmektedir. Soyu itibarıyla asil bir aileye mensuptur ve gençlik yıllarından itibaren hem zahiri ilimlerde (tefsir, hadis, fıkıh) hem de batıni ilimlerde derinleşmiştir. 2. Manevi Yolculuğu ve "Halvetî" Lakabı Onun tasavvuf yoluna girişi, amcası ve mürşidi olan Ahi Mîrem Halvetî vasıtasıyla olmuştur. Amcasının vefatından sonra manevi arayışını sürdürmüş, Tebriz’e giderek Hâce Zâhid-i Geylânî silsilesinden gelen büyük zatlardan feyz almıştır. Lakabının Sırrı: Ona "Halvetî" denilmesinin sebebi, halvete (yalnızlık içinde ibadete) olan aşırı düşkünlüğüdür. Rivayet edilir ki, hayatı boyunca tam kırk kez erbaîn (40 günlük halvet) çıkarmıştır. Bir keresinde bir çınar ağacının kovuğuna girmiş ve orada çok uzun süre riyazet ve ibadetle meşgul olmuştur. Bu derece derin bir halvet hayatı yaşadığı için zamanla ismi "Ömer-ül Halvetî" olarak dillerde yer etmiştir. 3. Halvetiyye Tarikatının Teşekkülü Halvetiyye yolu her ne kadar Ebu Abdullah Siraceddin Ömer el-Halvetî'ye dayandırılsa da, bu yolun usul ve erkânını sistemleştiren, onu geniş kitlelere yayan bizzat kendisidir. Yedi İsim (Esma-i Seb'a) Sistemi: Nefis terbiyesinde yedi mertebeyi ve bu mertebelere tekabül eden yedi esmayı (Lâ ilâhe illallah, Allah, Hû, Hakk, Hayy, Kayyûm, Kahhâr) esas alan zikir metodunu güçlendirmiştir. Hırka ve Taç: Halvetî tacı ve hırkası üzerindeki sembolizmi belirlemiş, dervişlerin kıyafetinden zikir halkasındaki duruşuna kadar birçok kuralı kaideye bağlamıştır. 4. Coğrafi Etkisi ve Hicaz Yolculuğu Ömer el-Halvetî sadece Azerbaycan ve İran bölgesinde kalmamış, irşad amacıyla geniş seyahatlere çıkmıştır. Yedi kez hacca gittiği rivayet edilir. Mısır, Suriye ve Hicaz bölgesinde bulunduğu süre zarfında birçok talebe yetiştirmiş, Halvetîlik neşvesini bu topraklara ekmiştir. Onun Anadolu’ya etkisi ise talebeleri ve silsilesinden gelen Yahya Şirvânî hazretleri üzerinden olmuş, Halvetiyye Osmanlı topraklarının en büyük tarikatı haline gelmiştir. 5. Şahsiyeti ve Menkıbevî Hayatı Kaynaklar onu; az konuşan, çok zikreden, heybetli, ancak müridlerine karşı bir anne kadar şefkatli bir mürşid olarak tarif eder. Kerametleri arasında, uzak mesafelerdeki müridlerinin hallerinden haberdar olması ve doğadaki canlıların bile onun zikrine eşlik etmesi gibi anlatılar mevcuttur. Ancak o, "En büyük keramet istikamettir (doğru yolda kalmaktır)" düsturunu hayatının merkezine koymuştur. 6. Vefatı ve Mirası 1397 yılında Tebriz'de vefat etmiştir. Kabri, manevi ikliminin yayıldığı Tebriz civarındadır. Vefatından sonra tarikatı; Ruşeniyye, Cemâliyye, Ahmedîyye ve Şemsîyye gibi dört ana kola, onlardan da yüzlerce alt şubeye ayrılarak Balkanlar'dan Afrika'nın derinliklerine kadar ulaşmıştır. Bugün dünyada en çok şubesi ve müridi olan tasavvuf yollarından birinin mimarıdır.