Sadrettin Hiyâmî Hazretleri (Şeyh Sadreddîn-i Hiyâmî), İslam tasavvuf tarihinin, özellikle de Anadolu ve Mezopotamya hattındaki manevi silsilenin en gizemli ve bir o kadar da etkili isimlerinden biridir. Ultra derinlikli araştırmalar, onun hayatının hem medrese ilmiyle hem de çetin bir tasavvufi riyazetle örülü olduğunu göstermektedir. 1. Kökeni ve Doğumu Sadrettin Hiyâmî Hazretleri, ismini aldığı ve bugün Suriye ile Irak sınırına yakın bölgelerde yer alan Hiyâm bölgesinden gelmektedir. 14. yüzyılın sonu ile 15. yüzyılın başlarında yaşadığı tahmin edilmektedir. Ailesi, bölgenin tanınmış ilim ve irfan ehli hanedanlarındandır. Bazı kaynaklarda soyunun ehl-i beyte dayandığına dair güçlü işaretler bulunmaktadır. 2. İlmî ve Tasavvufî Eğitimi Gençlik yıllarında Bağdat ve Şam gibi dönemin büyük ilim merkezlerinde bulunmuştur. Zahiri ilimlerde (Fıkıh, Kelam ve Hadis) otorite kabul edilecek seviyeye gelmiştir. Ancak ruhundaki arayış onu tasavvuf yoluna itmiştir. Silsilesi: En güçlü bağlantıları Sühreverdiyye ve Kadiriyye neşveleri üzerinedir. Bazı kaynaklar onun, Abdülkadir Geylânî hazretlerinin yolunu Anadolu’nun güneydoğusuna taşıyan kilit isimlerden biri olduğunu belirtir. Mürşidi: Dönemin büyük kutuplarından ders aldığı, özellikle nefis terbiyesi konusunda "insan-ı kâmil" mertebesine ulaşmak için yıllarca halvet hayatı yaşadığı bilinmektedir. 3. İrşad Faaliyetleri ve Coğrafi Etkisi Sadrettin Hiyâmî Hazretleri, irşad vazifesiyle Anadolu içlerine doğru yönelmiştir. Özellikle Siirt, Batman ve Mardin hattında çok ciddi bir iz bırakmıştır. Hiyâmî Kolu: Onun adına nispet edilen "Hiyâmî" ekolü, bölgedeki birçok aşiretin manevi ıslahında rol oynamıştır. Sosyal Rolü: Sadece zikir ve ibadetle meşgul olmamış; halk arasındaki kan davalarını sonlandırmış, fukaraya aşevi ve medrese hizmetleri sunmuştur. O dönemde bölgedeki manevi boşluğu dolduran en güçlü figürlerden biri olmuştur. 4. Şahsiyeti ve Menkıbevî Hayatı Sadrettin Hiyâmî Hazretleri "sâhib-i kerâmet" bir zat olarak bilinir. Onun hakkında anlatılan en yaygın özellikler şunlardır: Vakar ve Heybet: Meclisine girenlerin onun manevi heybetinden dolayı büyük bir huşu duyduğu rivayet edilir. Edebe Bağlılık: "Edep, tarikatın değil İslam'ın tamamıdır" düsturuyla hareket etmiş, müritlerine her şeyden önce nezaketi ve kul hakkını öğretmiştir. 5. Vefatı ve Türbesi Ömrünü irşad ve insan yetiştirmeye adayan Sadrettin Hiyâmî Hazretleri vefat ettiğinde, bölge halkı tarafından büyük bir hüzünle defnedilmiştir. Kabri ve türbesi bugün Siirt’in Tillo (Aydınlar) veya çevre kazalarında olduğu belirtilen makamlarda yer alır. Türbesi, asırlardır şifa ve manevi huzur arayanların uğrak noktasıdır.